Yayınlanma Tarihi: Mayıs 25, 2020 Gönderen: Site varsayılanı Yorumlar: 0

Hiç bir şeyi kafayı takmak istemiyorum diyorsanız söylemeliyim ki böyle bir gerçeklik bulunmuyor. İstediğiniz gibi olmadığınız için ise çok şanslısınız. Çok şanslısınız çünkü hala düşünebilen bir insansınız.

Peki arkadaş bu hiç kafaya takmayanlar kimler? Bitkiler, hayvanlar ve akli melekeleri yerinde olmayan bireyler. Başarılı olabilmek için ise kesinlikle kafaya takmalısınız. Geçmişte yaşamış olduğunuz veya bugüne ait bir problemi tabii ki kafaya takacaksınız ancak hayatınız mahvedecek şekilde takmaktan nasıl kurtulacaksınız?

Sahiplik yanılsıması kuramı hayatımızı mahvedecek şekilde neden kafaya taktığımızı ve bunu nasıl değiştirebileceğimizi gösteriyor. Sahiplik yanılsıması için yapılan bir deneyde bir insan topluluğu iki gruba bölünüyor. Birinci grubu çok güzel bir konser bileti verildi ikinci gruba ise bilet verilmedi. İkinci gruba bileti almak istediklerinde ne kadar ücret verecekleri sorulduğunda grup ortalama 170 TL dedi. Hediye bilet veren ikinci gruba bileti ne kadara satacaklarını sorulduğunda ise grup 2.000 TL olarak cevap verdi. Bu deney bize gösterdiki bir insan bir şeye sahip olduğunda sahip olduğu şeyin değerini 3 katına çıkarıyor. Günlük hayatımızdan bir örnek verelim. Askerlik yapan erkekler “ben askerde şöyle başarılıydım, böyle cesurdum.” kadınlar ise “ben genç kızken şöyle çok güzeldim” vb cümlelerle sahip olduklarını çok daha yüksek oranda bize anlatırlar. Bunun terside tam olarak böyle. Hatta tersi durumda duygusal insalarda bu oran 6-7 katına kadar çıkabiliyor. “Ben şöyle acı çektim, ben böyle terk edildim, ben çok battım, ben kariyer sahibi olamadım” vb bir çok konuyu hayatlarını mahvedecek şekilde kafaya taktıklarını görürsünüz. Aslında acıları anlattıkları kadar değildir. Ancak “sahiplik yanılsaması kuramı” bize bunun nedenini çok iyi anlatıyor. Peki kafaya takma bunun neresinde? Bu durumu sadece kendisinin yaşadığınızı, sadece size olduğunu düşünüp kafaya taktığınıza olması gerekenden en az 3 kat daha fazlaya çıkıyor yaşanılanlar.

Peki bu durumu nasıl düzelteceğiz? Sahiplik yanılsaması kuramındaki oranları azaltarak. “Çok güzel akıl veriyırsun ancak bunu kendin yapabiliyor musun?” diyorsanız işte sahiplik yanılsaması tam olarak bu. Size ait olan sizin ile çözülebilir. Benzer sorunları yaşamış ve üstesinden gelmiş örnekleri incelediğinizde çok daha kısa zamanda içinde bulunduğu durumdan kurtularak çok daha hızlı şekilde olumlu bir yöne doğru ilerlediğini göreceksiniz.

Bunu yapabilmeyi kolayıştırmak için ise kendinizin 3. gözü olun. Yaşadığınız olumsuzluk ne olursa olun konuyu karşınıza alın ve geri çekilerek izleyin. Bu sizin hem kendinize hem olaya hem de sonrasına ait bakış açınızı geliştirecektir. Size danışmaya gelen ortak değer verdiğiniz iki kişinin problemine olan bakış açınız gibi olmalısınız. Sadece sizin aınızdan bakmak asla objektiflik getirmeyecektir ve bu durumda hayatınızı mahvedecek şekilde kafanıza takmanıza neden olacaktır. Unutmayın ki her şey geçer. Siz ileri doğru bir adım atmadıkça zaman akarken siz hep orada kalırsınız. Kafaya takmamak için adımlarınızı atmaya başlayın.

Murat ÖZTÜRK.

Genel

Yorum Yaz